Main menu:
| Efeler ve Efelerimiz |
| Ege denilince akla Zeybek gelir. Mert, cesur, atilgan, mazluma dost, haksizliga düsman olarak taninirlar. Türk köylüsünün tipik bir örnegidir. Kurtulus savasinda gösterdikleri basarilar ünlerine ün katmistir. Bugün Zeybeklik tarihi bir ani olarak yasatilmaktadir. Bölgenin oyun türü Zeybektir. Bati Anadolu'nun hemen hemen her, yerinde ''Zeybek'' türündeki oyunlar,görülür. Afyon, Antalya, Isparta, Burdur, Sakarya çizgisinin bati tarafinda kalan illerimizde bu tür oyunun büyük etkileri vardir. Yörede kadinlarin oynadigi oyunlara ''Kadin Zeybek'', erkeklerin oynadigi oyunlara ''Erkek Zeybek" denilmektedir. Kadinlarin oynadigi oyunlar erkeklerin oynadigi oyunlara göre daha yürüktür. Erkek oyunlarinin yöredeki bir diger adi da "Agir Zeybek" tir. Ege nin bir çok yerinde oynanan bu tür oyunlarin en agirlarina Izmir, Aydin, Mugla, Manisa illerinde rastlamak mümkündür. Zeybek oyunlarinin diger oyunlara (Bar, Halay, Horon v.b.) göre en büyük özelligi tek olarak serbest oynanmasidir. Toplu olarak oynanan Zeybek oyunlarinda oyuncular arasinda müzik ve ritim hariç hiçbir bag bulunmaz. Oyunu oynayan kisi hiçbir kurala bagli kalmadan tamamen içinden geldigi gibi oynar.Zeybek oyunlari toplu olarak oynandiginda, yöresel olarak daire formu kullanilir. Zeybek Sözü ve Kökeni Zeybek sözcügünün kökeni hakkinda bugüne kadar çok çesitli ve birbirinden farkli görüsler ortaya atilmistir. Halikarnas Balikçisi Zeybek Sözcügünü Mitolojiye su sekilde dayandiriyor; ''Homeros bu sözü ''olaks'' diye Omeqa ile yazar. Omeqa ise, ona tanriçanin ilkbaharda dogurdugu yumurtasinin, ilkbaharda bölünerek iki ayri "o" olmasidir. Ayrilan bu yumurtalardan tüm yaratiklar ve bitkiler çikmistir. Böylece de ''Obekkos'', ''Tobekkos'' ve ''Ibakki'' sözleri ''Zeybek'' olmustur. Mahmut Ragip Gazimihal, sözün Grekler tarafindan kullanildigini da belirtiyor. ''Yunanca'da ''b'' sesi olmadigi için, onlarin dilinde Sayvakikos , Zaypapikos seklinde Rodos 'ta ise Turkikos'un ayni anlamda kullanildigi ve kelimelerin aslinin Saybak olup bizde kelimenin incelenip ve özleserek Zeybek haline geldigi de açiklanir. Divani Lügati Türk'te Zeybek hakkinda su bilgiler verilmistir: Divani Lügati Türk, Cilt I, sayfa 333 de Bekneg kelimesindeki Bek sözünün saglam oldugu yazilmaktadir. Yine Divani Lügati Türk, cilt III. Sayfa 154 de Sag sözünün Zeybeklik, anlayislilik anlaminda oldugu kaydedilmektedir. Divani Lügati Türk, Cilt I. S. 80'de s harfinin bazen Türk dilinde z okundugu söylenmektedir. Zeybek sözünde saglam anlaminda bir (Bek) sözünün bulunmasi anlami olan saglam sözünü dogrulayacak ek ad olmasi sarttir. Bek sözcügü bir insan için kullanildigina göre ek sözü, insanin niteligini iyi yönünden anlatan söz, olmasi gerekir. Yani Bek sözü ile ancak anlayislilik ve akillilik anlatan Zag sözü ile birlesik ad olabilir ve seklini alir. Bunu Türk dilinin yapisi zorunlu kilmaktadir. Türkçemiz ses uyumu kurali burada da, karsimiza çikmaktadir. Basta gelen kalin fakat hafif sesli hece, sonda gelen ince fakat sert heceye uydurularak okunur, kuralina göre Zag hecesi kendisinden sonra gelen sert, ince Bek hecesine uydurulmus, Zeg olmus Bek ile beraber anlayisli, akilli, saglam, zeybek olarak Avrupa tarih kitaplarina geçmis ve çagimiza degil Bozdag, Dalgali dag köylerinde yasamistir. Efe Sözü ve Kökeni Efe sözü Rumca 'dan alinan "Efendi" sözünün kisaltilmasi sonucu geldigini savunanlar olmakla birlikte "Efe" kelimesi efendinin tam karsiligi degildir. Efe genç, diger anlamda delikanli demektir. Örnegin; Efendimiz Sultan Alayhi Vesselam denir, Efemiz denmez. Efendi Bizans dilinde sahip, okuma-yazma bilir demektir. Hoca Efendi, Kalem Efendisi, Hoca Efe, Kalem Efesi denmez. Fakat Efelerin Efesi denir (silah tasir yigit). "Efe'' sözcügü "EFEB" den gelir. Efeb; genç delikanli yani silah tasiyan yigit demektir. Efeb teskilati Yunanistan'dan önce Anadolu da kurulmustur. Bunlar tipki Zeybekler gibi dag basinda talim ederler ve daha sonra kente gelerek tiyatroda silah oyunlari yaparlardi. Tiyatro yuvarlak oldugu için danslari da daireseldi. Bu dans ayni zamanda dinseldi. Celal Esad Arseven tarafindan düzenlenen Sanat Ansiklopedisinde ''Eskiden asayisin korunmasina memur hafif silahli bir sinif askere verilen addir." Selçuklular zamaninda Aydin ve Teke taraflarinda böyle bir askeri sinif olusturulmustu ki bunlara Efe denirdi. Efe-Zeybek ve Kizan Arasindaki Baginti Efe, Zeybek gruplarinin basidir. Zeybekler arasinda kahramanlik yapmis cesur ve mert kisiler arasindan seçilir. Efe olmak için Zeybekler arasinda yasça büyük olmak önemli degildir. Zeybek, Kizanlara göre daha çok kahramanlik yapmis cesur kisilerdir. Zeybekler efenin Emriyle kizanlari yetistirirler. Zeybekler, efelerin yaninda birer kol beyi görevi görürlerdi. Zeybekler iyi silah kullanan cesur kisilerdir. Zeybeklerin maiyetindeki gençlere ''Kizan'' denilir. Kizan çocuk anlamina gelse gerek. Çünkü Anadolu'da kimi oyunlarda kizlar delikanli, delikanlilar da kiz giysilerini giyerler. Kizan belki de önceleri baska anlam tasirdi. Günümüzde akillarda kalan bazi Efeler ve Zeybekler sunlardir; Çakici Mehmet Efe, Yörük Ali Efe, Çakircali Efe, Saçli Efe, Mestan Efe, Gökçen Efe, Sari Zeybek, Kamali Zeybek, Pepe Efe, Killioglu Hüseyin Efe, Demirci Mehmet Efe. ÇAKICI MEHMET EFE: Çakici Efe Ege Bölgesinde halkin dilinde dilden dile efsanelesen bir kahramandir. Osmanli’nin son zamanlarinda devlet iradesinin iyiden kayboldugu yillarda (1800-1900) halk kendi kahramanlarini, kendi kurtaricilarini çikarmistir. Kimileri bu bosluktan yararlanarak zalimlikler yapmislar kimileri de adalet dagitan güçlü yürekli halk kahramani olmuslar. Bu devirde Ege Bölgesinde’de Efelik çok meshurmus. Çakici Efe de Izmir, Denizli, Aydin civarinda hüküm sürmüs bir Efe’dir. O zmanlarda yasadigi bölgede o kadar güçlenmis ki Osmanli ile egemen oldugu bölge konusunda resmi anlasma yollari bile aramistir. Çakici çogu zaman daglarda, kimi zamanda halkin yanina inerek zalimi durdurmus, adalet dagitmis, zenginden alip fakir vermistir. Bu sebeple halkin gönlünde de taht kurmustur. Cesur hareketleriyle halkin gözüne girmistir. Kimi zamanda düsmanla isbirligi yaptigi söylentisi çikmissa da halk onu hep sevmis ona yapilan bu türküyle ismi ölümsüzlesmistir. Türkünün Sözleri : Izmir’in kavaklari Dökülür yapraklari Bize de derler çakici.... Yar fidan boylum Yakariz konaklari Servim senden uzun yok Yapragimda düzüm yok Kamali da zeybek vuruldu Yar fidan boylum Çakiciya sözüm yo. YÖRÜK ALI: Yörük Ali (1896-1953) Istiklal Savasimizin baslarinda birçok yararliklariyla meshur olmus efelerdendir. Nazilli köylülerindendir. Ailesi (Sai Tekeli) adli bir Türk asireti olup Ayvazoglullari lakabiyla anilir. Üç sene çetecilik ettikten sonra Hükümete katilmistir. Yunanlilarin Izmir'i ve Aydin'i isgal etmesi üzerine,Çine'nin Yagcilar köyünde tekrar küçük bir çete kurmustur. 15 Haziran 1920'de Menderes Nehri'ni 50 arkadasiyla sallarla geçerek Malkoç tren köprüsünü muhafaza eden Yunan kara kolunu imha etmis ve silahlarini almistir. Bu hareket, Aydin ve havalisinde Milli Mücadelenin baslangici olmustur. Yörük Ali Efe'nin kuvvetleri sonradan bir alaya yükselerek Milli Aydin Alayi adini almistir ki, Aydin ve kösk cephesinde bir buçuk sene kadar vurusan ve Aydin'in içindeki savasta çok faydasi görülen bu alayin adi 57.Tümende 37.Yörük Ali Efe Alayi ismi ile hala anilir. Efe'ye istiklal madalyasi ve milis albayligi rütbesi verilmistir.Milli Mücadele den sonra çiftçilik ve ticaretle mesgul olan Efe,6'si erkek olmak üzere 9 evlat yetistirmistir.1953'te vefat etmistir. Su Dalmadan Geçtin Mi Soguk Sular Içtin Mi Efelerin Içinde Yörük Aliyi Seçtin Mi Hey Gidinin Efesi... Efesi Efelerin Efesi Martinimin Demiri... Demiri Ölüm Allahin Emri Su Dalmanin Çesmesi Ne Hos Olur Içmesi Yörükte Aliyi Sorarsan Efelerin Seçmesi Cepkeninin Kollari Parildiyor Pullari Yörük De Ali Geliyor Açil Aydin Yollari GÖKÇEN EFE: Kurtulus savasinda Yunanlilarla mücadelesiyle ün kazanan Gökçen efe için yazilmis bir türküdür.Fata Köyündeki bir Yunan cephaneligini havaya uçurmasindan dolayi Cumhuriyetten sonra bu köye Gökçen ismi veriliyor. Yunanlilarla mücedelede dur durak bilmeyen Gökçen Efe yrali ve hasta olmasina karsin sürdürdügü baskinlardan birinde kötüleyerek ölüyor. Kurtulus Savasi'nin adi ilk duyulan direnisçilerinden olan Gökçen Efe, Halide Edip Adivar'in "Efe'nin Yemini" adli öyküsünün de kahramanidir. Ödemis yöresinde adina Türküler yakilmistir. GÖKÇEN EFE Gökçen Efem iner gelir inisten her yanlari görünmüyor gümüsten Gökçen Efem simdi gelir dövüsten GökçenEfem efelerin efesi Altin gümüs para dolu kefesi 1. Dünya savasindan maglup çiktigimiz zaman bir fetret devri geçirdik. Iste o devirde Büyük Mustafa Kemal çikincaya kadar, o mucizevi gayretlerle muntazam bir ordu kurulunca ya kadar duruma Efeler ve Zeybekler hakim olmuslardir. Bu suretle de kurtulus savasina zemin ve imkan hazirlamislardir. Selçuklular devrinde uç beyliklerinden milis teskilati olarak yararlanilan bu adamlar, zamanla asli vazifelerinden saparak baslarina buyruk çetelere dönüsmüslerdir. Bunlarin hepsine birden “Zeybekler” bir zeybek grubuna da “çete” bu çetenin basina geçen zeybege de “Efe” denirdi. Bu birlikler de yigitlerin basi, zeybekler de efenin emrindeki kislalari yöneten, efenin kol beyi olan yigitlerdir. Bu örgütsel siralanma, zeybek oyunlarina da yansimis, günümüze degin ulasmistir. Zeybek sözcügü Arapça'da “Zeybak” sözcügünden gelir. Anlami Civa'dir. Efelerde civa gibi, ele avuca sigmayan insanlardir. Efe de “Efesli” sözcügünden gelir. Küçük ve Büyük Menderes dolaylarinda yasayanlara “Ephesüslü” denirdi. Efe, oyunu agir ve tek kisiliktir. (Agir Zeybek) Zeybek oyunu, hizli ve kasiklidir. (Kivrak Zeybek) Kizanlarin oyunu, hafif, uçari ve hizlidir. Efe zeybekleri tek kisilik, Zeybeklerinki iki ve dört kisiliktir. Kizanlarin oyunu ise toplu zeybeklerdir. Çevredekiler zeybek oyununa katilir. Oyun süresince “haydi efem, este” diye coskuyla bagirir. Zeybek figürleri oyunlarin duygu ve becerilerinden dogmustur. Bu nedenle tek zeybeklerde ayni oyunu oynayanlarin yürüyüs, diz çöküs, ve dönüslerinde, kol devinimlerinde ayrimlar görünür. Oyunlarda sekmeler, diz vurmalar, yürüyüsler zeybegin kendine güvenini, dürüstlügünü, mertligini ve çevreye meydan okuyusunu simgeler. Zeybek oyunlari alanlarda davul zurna kapali yerlerde baglama esliginde oynanir. Oyunlarda genellikle çift zurna kullanilir. Zurnalardan biri ezgiyi çalarken öbürü dem tutar. Oyunun basinda çalgilarin “gezinleme”si sirasinda oyuna kalkanlar kendine özgü tavirla dönerek alanda dolanirlar. Daha sonra nara atarak oyuna baslarlar. Oyuncu yoruldugunda çalgicilardan birine gizli bir isaret verilir. Yeniden gezinlemeye geçilir. Bu toplu zeybek oyunlarinda da görülür. Kadin zeybeklerinde gezinleme yoktur. ÜNLÜ EFELER En namli efelik adaplarina en iyi riayet etmis efe “ÇAKICI EFE”dir. Gökçen Efe, Mursalli Ismail Efe, Mestan Efe, Alim ve Hüseyin Efe, Demirci Mehmet Efe, Yörük Ali Efe, Kislali Poslu Mehmet Efe, Arapli Halil Efe, Beydagin Tasogluk mevkiinde Tiklaç Mustafa Efe, Hüseyin Efe'dir. ÇAKICI EFE: Çakica Efe'nin sadece temsili resmi vardir.Çakici Efe hayati boyunca hiç fotograf çektirmemistir.Bunun sebebi dini inançlarinin agir basmasi ve desifre olmak istemeyisidir. Efe kendisi ile konusan Italyan Baronesini fotograf çektirmesini kabul ettirmedigi gibi kadinin eliyle oynadigi boynundaki pantantifi çekip kopararak “küçük bir fotograf makinesi sandim, giderken veririm.” demistir. Çakicinin elindeki silahlar hükümet kuvvetlerinde bile yoktu. 1905 yilinda Çakici Efe'nin nami Avrupa'ya bile ulasmistir. Ingiliz müfrezelerin elinde Martin Grav Varken Çakici Efe son model Belçika yapisi mavzerler vardi. 10 ncu asir sonlarina dogru Edison tarafindan fonograf adi altinda patendi alinan çalgi gramafon pek ender bulunuyordu ve Çakici ailesinin büyük bir zevki olmustu. Çakici, gramafonu “bizim hanay çalgili meyhaneye dönmüs” diyerek uçurumdan atmistir. Çakici Efe'nin babasi Ahmet Efe'nin fotografi mevcuttur. DEMIRCI MEHMET EFE: Galip Hoca (Celal Bayar) Demirci'nin akil hocasi olarak görevlendirilmistir. Ancak o kadar saygi gördü, o kadar basarili oldu ki, Ünlü Efe ondan pirelenmeye baslamisti. Demirci Mehmet Efe'nin aci gülüsü meshurdur. Celal Bayar, Efe'ye “her davranisin, her kararin tarihe geçecektir” demisti. Istiklal Savasinda ekseri vurucu kuvvetlerin basina efelerin seçilmesi yerinde olmustur. Mugla'daki toplantida Milis Kuvvetlerinin basina Yörük Ali, Nazilli'de yapilan toplantida da Demirci Mehmet Efe'nin seçilmesi uygun görülmüstür. "Ankara, 11 Haziran 1920" Aydin ve Havalisi Kuvayi Milliye Umum Kumandani Demirci Mehmet Efe kardesime: Kahraman efelerinizi size gönderiyorum. Aydin'in bu dogru özlü ve fedakar evlatlari, Bolu ve Düzce havalisinde memleketimizi gavurlarin esaretine düsürmeye çalisan hainleri pek kahramanca ve fedakarca bastirdilar. Vatanimiza büyük hizmetler ifa ettiler. Allah iki cihanda aziz etsin. Kendilerine ve umum kumandanlari olan zat-i alinize Büyük Millet Meclisi'nin kalbi ve samimi tesekküratini takdim eder, gözlerinizden öperim. Büyük Millet Meclisi Reisi "Mustafa Kemal" ÇAYLILI KOCA MEHMET EFE: Çakici'nin çetesine girdikten sonra, Çaylili Efe, arkadasina kiz kaçirir. Ama aceleden isi ellerine yüzlerine bulastirirlar. Kaçirilan kiz Kamali Efe'nin karisi çikar. Kamali, özür dinlemez ve efeler arasinda bir kin dogar. Çaylili Koca Efe, Çakicinin hayatta kalmis tek kizaniydi. Idama mahkum iken, pek genç ve babayigit davranislariyla cezasi 101 seneye çevrilmis, gönüllü Çanakkale harbine katilma istegiyle affolunmus, istiklal madalyasiyla ödüllendirilmistir. Çaylili Efe Ödemisin Çayli köyündendir. Efenin bir kiz yüzünden basi derde girer ve zaptiyelerden kurtulmak için daga çikar. Bu sirada Çakici seslenir. Dagdaki efeler yukaridan seslenen Çakici'nin yanina varirlar. Çakici Efe onlara “bana kizan olun” der. YÖRÜK ALI EFE: Yörük Ali Efe çevresince çok sevilen, mert, vatan ve insan sevgisi dolu bir insandir. Efe için yakilmis türküler de bunun göstergesidir. Bunlardan birinin ilk dörtlügü söyledir. Yörük de Ali'yi bastilar, Çaliya da mavzer astilar, Yörük Ali'nin atesinden Kafir Yunanlilar kaçtilar. Efe, artik kanun nazarinda eskiyadir. Kisa zamanda Yörük Asiretinin de destegiyle yörede sözü geçen efe olur. Bu mecburi kanun disi tutumu, düsmanin Izmir'i isgali ile sona erip Efe haksiz davranisin karsisinda benligini bulmustur. Milli kahraman Yörük Ali Efe kara günlerde halkin umudu olur. Harpten sonra Izmir'e yerlesmis, Kordonboyu'ndaki tramvaylarda geçirdigi kaza sonu iki ayagini kaybetmistir ve Aydin'in Yenipazar Ilçesine çekilmistir. Kendini okumaya vermisti. Hakikaten de Efe'nin zengin bir kütüphanesi vardi. Oturdugu peykede solunda beyaz kemik kabzali toplu tabancasi dururken sag tarafinda gümüs tabakasi, gümüs islemeli sigara agizligi ve bir kitap bulunurdu. Yörük Ali Efe, gümüs islemeli kamçisini tramvayin altindan almak için geçirdigi kazada iki ayagini kaybetmistir. YÖRÜK OSMAN EFE: Zamanin Osmanli Hükümeti Ege'yi gittikçe çogalan eskiyalardan kurtarmak için bir plan hazirlar. Plana göre eskiyalar, önce affedilecek, sonra da affedilen bu eskiyalar çesitli bahanelerle pusuya düsürülüp yok edilecekti. Ve plan uygulandi. Sonuçta Çakici Efe'nin babasi Ahmet Efe, Akhisar'da Bakirli Efe, Aydinda Parmaksiz Arap, Kirkagaç'ta Piç Osman ve Izmir Vilayet Konaginda da Sökeli Yörük Osman Efe, kizanlari ile birlikte imha edildiler. Yörük Osman Efe ölünce kizanlar teslim olurlar. Büyük bir badire bu sekilde atlatilmistir. Efe büyük bir eskiya toplulugundan kurtulmus olur. Yahudi toplulugundan gelmis tek efe olan Kel Hayim'e “Çakici'nin Gülü” derlerdi. Hayim'in Musevi lehçesinden hoslanmayan Çakici haberlesmede O'nu kullanir, sadece para islerinde itimat etmezdi. TOPAL ALI EFE: Meshur Çamlicali Hüseyin Efe'ye kizanlik yapmistir. Çerkezlerden kurulu takip müfrezesinin kumandani Binbasi Rüstü Bey Çakici'yi kardesi Osman'in vurdugunu söylemistir. Çakici Nazilli Hükümet Konagi bahçe kapisinda cesedi ayaklarindan asili vaziyette sergilenmistir. ZEYBEK GIYIMI: Bas çevresi çok renkli, süslü oyalarla bezeli yemeni, ( “çok eski zeybek fotograflarindaki bazi zeybeklerin bas çevresi (fes çevresinde) nde oya, süs yoktur.”) çemberlerin bükülerek sarildigi, hemen her yani bunlarla sarili, püsküllü bir külah veya fes içinde dik yakali, çubuk çizgili zibin denilen mintan, mavi veya mor çuhadan, çapraz dügmeli ve siyah kaytan islemeli, kollu camadan da üste giyilir.Camadan üstüne kollari kopçali, gerektiginde iliklenip kol olan, adina cepken denen ayni kumastan, sirt ve kol üstleri kaytanla isli (bazi erlerde adina sallama da denir) camadan giyilir.Ayni çuhadan, ayni renkten paçasi diz kapagindan asagi inmeyen, yukari çikarilmayan agi 2m. paça ve kenarlari siyah kaytanla isli salvar, oyluktan yukari geçmeyecek sekilde uçkurla baglanip giyilir.Salvarla ayni renkte olan baldiri diz kapagina ve asagida yemenini üstü örtecek biçimde arkadan kopçalanan, islemeli bir tozluk giyilir.Yün çorap üzerine yemeni denilen ayakkabida giyilir. Zeybegin cebi, çantasi islevini gören, günlük esyalarini tasiyabilecegi, gögüs ucundan uyluklarina kadar içi dolgulu (kapitone edilmistir) örme kusagin üzerine deriden silahlik sarilir.Onun üzerine efe mendili,yaglik,çevre v.b. sokulur. Zeybek silahligi çok sey kapsar. Silah aksesuarlarindan baska silah temizliginde kullanilan çubuk, palaska,fisek çantasi disinda barisçil nesneler (çubuk,masa, tütün torbasi) de vardir.Dipçikleri göz kamastiran tabancalardan baska uzun namlu gösterisli tüfeklerde vardir.namlu üzeri sayisiz namlu bilezikleri ile bezenmistir. Derecesine göre yün ipek yada altindan kaytanla kordonlar Zeybek'in oyluklarina degin sarkanken yari yolda kusagin arkasindan geçer. Kabak denilen matarayi saglamca ortadan tutmak içindir.yedek suyunu depo etmek içinde dogulu biçimde matara yine altin zincirden kordonlar, kabaginkine kosut ayni kivrimlari bastan basa geçer. Bunlar “Enom kesesi” denen madeni gümüs kutuya aittir. EFE GIYIMI: Efeler, “Kozunlu” baslik denen fes giyerlerdi.basliga posu denen oyalik kefiye sararlardi.Basliklarina kalpak ( festen uzuca ve kalipsiz olurdu)denirdi.Efeler “çaksir “Menevreyi”denen dize kadar mavi salvar giyerlerdi.Yanlari kara,ipek islemeli kaftandan idi. Giydikleri dona “Dizlik” denirdi.Efelerin çaksir menevreginin göbege yakin yerinde don görünmez,zeybeklerde görünürdü.Efe feslerinde koza denilen ipek uzun püsküllü baslik bulunurdu.Kollu cekete “cepken”, kolsuzuna “camadan” denirdi.Mavi ve lacivert çuhadan yapilirlardi.üzeri kara ipliklerle islenirdi.Sirmali cepkenleri genelde zeybek ve kizanlar giyer.Bu cepkenlerin altina pullu yakasiz mintan otururdu.Bele sarilan acem sali kusagin üstüne mesin (silahlik) takilirdi.Silahligin arasina sapi üstten,ucu attan görülecek biçimde kulakli bir yatagan biçagi sokulur.Silahligin içine gümüs tütün tabakasi, kehribar agizlik,mendil,iki okkaya yakin temiz yapagi vardir.Silahin yanindan sarkan çubuga “Maza” denir.Kavgada düsman biçagini körletmek için kullanilir.Efe kollarinda gümüsten kabi olan “Bazibubent “bulunur.Içinde kursun geçirmez muska yer alir.Gögüslerinde gümüsten hamayil tasirlar.Içinde “enam” vardir.Gögse çaprazlama kargilik denen gümüs islemeli fisek asilir. Ayakkabilar da islemeli çizmeye “Kayalik” denir. Yalniz efeler giyer.Zeybek ve kizanlar yaz kis yün çorap,çarik giyer.Baldirlarindan püskül sarkar.Çizme giyilmediginde çorabin üzerine kepmen denen mesin dizlik geçirilir. Kepmenin arkasina kama sokulur. Efe ve zeybek mintanlarinin kollari uzundur.Mintan dügmesi çözüktür.Zeybeklerin dügmeleri iliklidir.Kisin giyilen paltoya aba yagmurluga kepenek denir. Zeybeklerde Ege çevresinde genelde Aydin etkisi görülür. |